Tüm yazılar

Kriz · 12 Ağustos 2026 · 5 dk okuma

Çalıştığınız İsim Krize Girerse Ne Yapmalı?

Kampanya yayındayken ismin gündeme düşmesi her markanın korkusu. Panikle verilen kararlar genelde krizi büyütüyor.

Önce olayın büyüklüğünü ölçün

Her olumsuz haber kriz değil. Sosyal medyada birkaç saat konuşulup geçen bir tartışmayla, markanızın değerleriyle doğrudan çelişen ciddi bir olay aynı tepkiyi gerektirmez. İlk 24 saatte karar vermeden önce olayın gerçekten yayılıp yayılmadığını izleyin.

Sessizlik de bir açıklamadır

Hiçbir şey söylememek çoğu zaman doğru karardır — ama kampanya yayında kalmaya devam ediyorsa sessizlik onaylama olarak okunur. Açıklama yapmayacaksanız, en azından yayını duraklatın. En kötü kombinasyon susmak ve yayına devam etmektir.

Sözleşmedeki maddeye bakın

İşte bu yüzden kriz maddesi önemli. Sözleşmede yayını durdurma ve ödemeyi askıya alma hakkınız yazılıysa, karar verme süreciniz saatler sürer. Yazılı değilse haftalarca hukukçularla uğraşırsınız ve o sürede kampanya yayında kalmaya devam eder.

İlişkiyi bitirirken köprüleri yakmayın

Ayrılmaya karar verseniz bile, kamuoyu önünde ismi hedef göstermek markaya yarar getirmiyor. Sessiz ve düzgün bir sonlandırma hem hukuki riski hem itibar riskini azaltır. Sektör küçük; bugünün krizi yarının iş ortağı olabilir.

En iyi kriz yönetimi seçim aşamasındadır

Kriz anında yapabilecekleriniz sınırlı. Asıl iş, isim seçilirken yapılıyor: geçmiş davranış örüntüsü, sosyal medyadaki üslup, daha önce yaşanmış tartışmalar. Bunlara bakmadan sadece takipçi sayısına göre seçim yapmak, riski baştan satın almaktır.

Kampanyanızı birlikte planlayalım